İsviçreli heykelci ve ressam (1901-1966). Birressamın oğlu olan Giacometti, kardeşi Diegoyu model diye kullanarak onüç yaşında ilk tablolarını yaptı. Cenevre ve Romada öğrenim gördüktensonra
1922de Pariseyerleşti. «Birini her gün aynı yerde görecek olsam, onu değişik değil,ama daha iyi görürüm. Ben de daha iyi görmek için çalışıyorum» diyordu.Buna rağmen duruşu, düşüncesi ve yüzü durmadan değişen insanı tasviretmenin güçlüğünü anlamıştı.
Bunun üzerine «heykel-nesne»ler yapmağa başladı ve bir süre gerçeküstücülük akımına katıldı.
1935edoğru yeniden insan heykellerine döndü. Durmadan Diegonun büstüüzerinde çalıştı ve sonunda onu bir kibrit kutusu boyutlarına indirdi,kadın figürleri ise ip gibi incecik uzuyordu.
Hayatının son yıllarında yeniden insan yüzünü incelemeğe girişti vegene Diego ile bir başka modelin, Annettein yüzünü konu aldı. Kaba birgerçekçiliğin ürünü olan büstler yonttu: bu büstlerdeki dehşet ya dabuz gibi donmuş, anlaşılmaz sükûnet ifadesi, hayat ile ölüm arasında,sonsuza dek asılı kalmışa benzer.
1962de Venedik bienali büyük ödülünü kazanan Giacomettinin başlıca dünya müzelerinde eserleri vardır.
«Bir Meydandan Geçen Adam» (1949), sanatçının ip inceliğindekiilk bronzlarından biri. Çağımızın bunalımı, Giacomettiyi bilerek ya dabilmeyerek heykelin en ilkel biçimlerine doğru itmiştir.